31 Temmuz 2009 Cuma

İHTİYARLAR HEYETİ(MİLAN)


Kale: Dida(36), Abbiati(32), Kalac(37), Storari(32)

30 yaşın altında kaleci yok. Yaş ortalaması 34,25. Hadi bunlar kaleci 30 yaşın üstünde olması tecrübeyi beraberinde getirir. Ama hiç mi genç kalecisi olmaz bir takımın. 30 yaşın altında kaleci yok Milan'ın hazırlık maçlarında oynayan kaleciler arasında. Hiç olmazsa alt yapıdan bir kaleciyi deneseydiniz şu hazırlık maçlarında.

Defans: Jankulovski(32), Zambrotta(32), Kaladze(31), Thiago Silva(25), Favalli(37), Bonera(28), Onyewu(27), Oddo(33), Nesta(33)

Milan'ın yaş ortalamasını düşürmesi gereken en önemli bölge defans. Yaş ortalaması 30,8. Baktığım zaman dehşete düşüyorum. Tamam hepsi büyük oyuncular ama bir noktadan sonra teşekkür edip yerlerine yenileri gerekiyor. Thigo Silva ve Onyewu 30 yaşın altındaki oyuncular ancak bu ikisiyle olmaz sadece en baştan bir değişime girmesi gerekiyor Milan'ın. Senderos'un elde tutulması gerektiğini düşünüyordum. Arsenal'e geri döndü. Bizim Trabzonspor gibi baştan yapılanmalı.

Orta Saha: Abate(23), Ambrosini(32), Gattuso(31), Pirlo(30), Seedorf(33), Antonini(27), Flamini(25), Cardacio(22)

Yaş sorunu bakımından Seedorf ve Ambrosini göze çarpanlar arasında. Gattuso 31 yaşında ama Gattuso işte takımda her zaman yeri olmalı onun. Pirlo 3o yaşına geldi o da bu takımda her zaman yer almalı hem de oynadığı pozisyonda Milan için vazgeçilmez bir isim. Ancak orta sahada Pirlo, Gattuso ve Seedorf dışında daha kaliteli isimlerle takviye yapılmalı. Bu bölgedede İtalya ligi dışında sorun yaşayabilir Milan.

Forvet: Ronaldinho(29), Pato(20), Inzaghi(36), Boriello(27)

Ronaldinho ve Pato gibi çok önemli isimler yer alıyor forvet hattında. Ronaldinho eski günlerinde değil. Dönmesi bekleniyor. Bekleniyorda yaş 29 olmuş pek zamanı kalmadı. İnzaghi büyük golcü ama 36 yaşında eski günlerine dönmesi zor bu yaşa kadar yaptıkları takdir edilmeli. Boriello'ya baktığımız zaman yerine daha kaliteli bir isim bulunabilir.

Yani Milan'ın baştan aşağı yenilenmesi gerekiyor. İtalya'da Fiorentina ile birlikte sempati duyduğum takımdır. En kısa zaman da efsanevi günlerine dönmesi isterim.

29 Temmuz 2009 Çarşamba

HİÇ YABANCILIK ÇEKMEDİ


Shaqullie O'Neil Amerikan Güreşine katıldı. En başta hakem olan Shaq ringde iki kişiyi deviren ayıboğanın kendisine laf atmasıyla birlikte üstündeki hakem kıyafetini çıkarıp ayıboğanla güreşe başladı. İki dombilinin güreşinden galip çıkan Shaq oldu. Ayıboğanı ringin dışına göndermeyi başardı Shaq dombilisi...

ANDERLECHT 5-0 SİVASSPOR


Vay be hiç ummazdım Sivasspor'dan böyle bir yenilgi. Maç öncesi yorumlarda Ömer Üründül Sivas'ın gol atabileceğine inandığını söylemişti. Hepimiz inandık ama olmadı. Saçma hatalar yüzünden 5 gol gördük kalemizde. Daha fazla da görürdükte... Aslında maç başlar başlamaz sol taraftaki boşluktan yararlanıp bir atak gerçekleştirdik ama Ersen Martin'in etkisiz kafa vuruşuyla atağımız son buldu. Oyuncuların birbirine alışamadıkları ortada. Kimse kimsenin ayağına topu aldığında ne yapacağından haberi yok. Defans yerine nöbetçi asker koysak belkide gol yenilen pozisyonlarda böyle hata yapmaz. İlk goldeki Petkovic'in hatası gerçekten akıl almaz. Petkovic gibi bir kaleciye yakışmadı. O golden sonrada bir türlü toparlanamadı zaten. İkinci golde hızlı gelişen Anderlecht atağında savunma dengesiz yakalanınca rahat bir pozisyonda ikinci golüde buldu Anderlecht. Üçüncü golde soldan gelen vuruşu tüm savunma seyretti ve top direkten döndü buna rağmen defansta bir kıpırdanma olmayınca sağ taraf bomboş kaldı. Topu önünde bulan Chatelle'de topu ağlarımıza gönderdi. Dördüncü golde yine büyük bir savunma hatasından geldi o pas De Sutter'le buluşmamalıydı ancak buluştu ve durumu 4-0'a getirdi. Beşinci golde kalecinin uzun degajında Abdurrahman ve Sedat'ın topa müdahale edememesinden sonra ceza sahası içinde Frutos topu Petkovic'in üzerinden ağlarla buluşturdu. 5-0
Bizim için berbat geçen bir maçtı. İnşallah Bülen Uygun ve talebeleri gerekli dersi çıkartmışlardır. Böyle basit hatalarla maç kaybetmek gerçekten üzücü. Bu arada maçı izleyenler arasında Fatih Terim'de vardı...

28 Temmuz 2009 Salı

İBRAHİMOVİC BARCA FORMASIYLA

İbovic bu forma sana yakıştı yahu...

SİVASSPOR-ANDERLECHT

Anadolu'nun yükselen yıldızı Sivasspor bugün Brüksel'de Anderlecht ile karşılaşacak. Karşılaşma TRT'den yayınlanıyor. Açıkçası bu turda Sivas'dan büyük ümidim var. Anderlecht Sivasspor'un dişine göre bir takım. Ama hazırlık maçlarındaki Sivasspor'a bakıcak olursak Sivas'ın form tutamadağını görüyoruz. Çok akıllıca hazırlık maçları yaptılar. Galip gelemediler ama takımdaki eksikleri görmüştür heralde Bülent Uygun. Kıran kırana bir maç izleyip sonunda da Sivasspor'un kazanması dileğiyle...
BAŞARILAR SİVASSPOR.

27 Temmuz 2009 Pazartesi

TÜRK TAKIMLARININ HAZIRLIK MAÇLARI



Bir türlü anlam veremediğim olaydır bizim takımların neden üçüncü, dördüncü lig takımlarıyla hazırlık maçı yaptıkları. Neden yaz turnuvalarına katılmadıklarını bir türlü çözebilmiş değilim. Bu sene sadece Beşiktaş, Barış Kupası'na katılarak güçlü rakiplerle hazırlanıyor yeni sezona. Galatasaray'a baktığımızda Zayton Cup adlı bir turnuvaya katıldı ama rakiplerinin Leverkusen dışında 3. sınıf takımlar olduğunu söyleyebiliriz. Fenerbahçe ise çok düşük seviyedeki takımlarla hazırlık maçı yapmaktan vazgeçmiyor. Yanılmıyorsam 4 sene önce Juventus'la bir hazırlık maçı yapmıştı. Ayrıca 3 sene önce Everton'la da bir hazırlık maçı yapmıştı.
Yani artık takımlarımızın yaz turnuvalarında oynaması gerektiğini düşünüyorum. Belki de bu sezonu erken açıcak olduklarından pek yormak istemediler kendilerini. Seneye artık...

25 Temmuz 2009 Cumartesi

GÜZEL BAŞLIK


Gerçekten durumu özetleyen bir başlık olmuş. Başlık ise şöyle...
PARA İÇİN CİTY'E GİDİN.

PEKİ YA GUARDİOLA APTAL MI?



İnter teknik direktörü Mourinho Eto'o-İbrahimovic takasından İnter'in karlı çıkacağını söyledi. Eto'o gibi bir oyuncuyu kadrosuna katıp sevinmemenin aptallık olacağını dile ketiren Portekizli teknik adam Barcelona'nın Real Madrid kadar çılgın bir kulüp olduğunu düşünmediğini ancak bu takastan sonra Real Madrid'le bir farkı olmadığını ifade etti.
Peki Mourinho farkında mısın acaba takas edilen oyuncunun İbrahimovic olduğunun. Hani şu seni bir çok maçta ipten alan oyuncu. Evet Eto'o yu almak aptallık olmayabilir ama İbra'yı satmak büyük aptallık olabilir.
GELEN GİDENİ ARATIR DERLER MOURİNHO...

UEFA'DA UNUTURSA...



UEFA, Avrupa Ligi temsilcilerimizden Galatasaray'ı 3. tura yükselen takımlar listesine yazmayı unuttu. Buna karşın Galatasaray elenen takımlar listesinde yer alıyor. 3. tura çıkan takımların logolarının bulunduğu bölümde de Galatasarayın logosu yer almıyor. Ve ben bunları yazarken şimdi baktım hala düzeltilmemiş.
Peki bu hatayı yapan kişinin cezası ne olacak?

24 Temmuz 2009 Cuma

UNUTULMAYACAK (GOAL 3)



Küçükken atarisi olan çoğu insanın bildiği bir futbol oyunudur GOAL 3. Benim gibi birçok insan içinde efsaneleşmiştir ve asla unutulmayacaktır. Çeşitli özelliği olan futbolcular vardı.(Örneğin Japon Milli Takımında kalem şut, yerin altından giden şut, yıldız şut herkesin hatırladığı şutlardandır.) Oyunu tek başınıza oynarsanız sadece Japon Milli Takımını seçebiliridiniz. İki kişilik oynarsanız istediğiniz ülkeyi seçebilirsiniz. İtalya, Brezilya, Arjantin gerçektende çok güçlüydü. Yanlış hatırlamıyorsam İtalya'da topa vurduğunuzda top gitgide şişer ve kalecinin elinde patlayarak gol olurdu. Brezilya'da topa vurduğunuzda top balık şeklini alır, Arjantin'de ise muz şeklini. Tabi bide hiç bir numarası olmayan çok güçsüz ülkeler de vardı. Moğolistan, Kore, Kamerun, Tayland gibi. Sahalarda bir ilginçti çamurlu sahada çoğu zaman adamlar sahaya batarlardı göze hoş gelen futbol sergilenemezdi. Hele birde rüzgar oldumu iş iyice çığırından çıkar rüzgarla birlikte oyuncular uçup giderdi. Rüzgar bitince de sahaya tekrar düşerlerdi.Yıldırım bile düşerdi sahaya oyuncuların çoğu bayılırdı. Faul ve ofsayt kavramları yoktu. Uçan tekmelerle müdahaleler yapılabilirdi. Gerçekten asla unutmayacağım bir oyundu. Efsaneydi efsaneeee...

HALI SAHA

Hepimizin kendimizi 1 saat için profesyonel futbolcu zannettiğimz yerdir halı saha. Adeta başka bir dünyadır. Sahaya ayak bastığınız an profesyonelliğe adımınızı atmışsınızdır.
Sahaya girilir rastgele bir iki topa vurulur, en yetenekliler topla bir iki hareket yapar ki karşısındakinin gözü korksun. Bazıları vardır ki topla hiç ilgilenmez. Adam yokluğundan zorla getirilmiştir halı sahaya ve bir an önce bitse de gitsek havasındadır. Genelde orta sahayı maç boyu bir veya iki kez geçerler, attıkları her basit ve doğru pas "ÇOK GÜZEL" sesleriyle karşılık bulur. Kendine güveni gelmeye başlar bu kişilerin. Kendisinin yavaş yavaş sahaya ait olduğunu hisseder 1 saat için.
Maç başlar herkes yerindedir hazırlık paslarıyla oyun kurmaya çalışılır. Eeeee boru değil halı saha doğru düzgün top oynanacak haybeye oynamak yok. Hemen sahanın en büyükleri diğerlerine emir yağdırmaya başlarlar "Fırat bas bas bas", "Çabuk oyna" ayaklarına top gelince bazıları gerçektende yeteneklidir ama bazıları var ki sadece lafta yeteneklidir ve herkesi illallah ettiği kişilerdir. 20 dakika geçer emir yağdırılmaya devam ediliyordur ki........ En sonunda birinin canına tak eder "Madem çok biliyosun gel sen tut adamı", "Sanki bir şey yaptında konuşuyosun" sesleri yükselir. Maçın geri kalan bölümünde bu arkadaş pas alamayabilir. İşte o zaman sahanın sakin ve yetenekli kişileri ortaya çıkar. İlk golünü atar "İşte böylee hadi hadi", "Helal beaa" sesleriyle golü atan arkadaş tebrik edilir.
Sert müdahaleler sonrası kendini yerde bulanlar "Yavaş yaaaaa", müdahaleyi yapanlar "Ne olum topa takıldın kaybedince hemen bağrıyosun" yada daha da kabalaşıp "Karı gibi oynuyosun yaaa" tepkileriyle karşılık verir.
Maçın en çok gol atan ismi zaman zaman en çok gol kaçıran ismidir aynı zamanda. Maç bitiminde "7 tane attım en çok ben attım dimi" diye havalanabilirler. Hemen bir başka ses "Olum o kadar pozisyona bende girsem bende atarım, orta sahadan şut atıyodun bide maç boyu hiç biri girmedi attıklarının 3'ü boş kale" gibi bir analizle cevap verir.
Başka bir kültürdür halı saha. Her erkeğin hayatında top oynaması gereken mekandır.
Not: Kan ter içinde eve gidildiğinde evdekilerle olan sohbette bir başkadır açıkçası.

23 Temmuz 2009 Perşembe

AZ ATMIŞSIN HALİL!!!!!!


Shalke 04'de oynayan Halil Altıntop 45 dakikada Almanya 7. lig takımlarından FC Remscheid'e 4 tane gol attı.
MAŞALLAH MAŞALLAH

ZİCO CANER'İ SÜRESİZ KADRO DIŞI BIRAKTI


Zico Caner'i anlaşılmaz bir nedenle süresiz kadro dışı bıraktı. Caner'in Zico'ya bir yamuğu olmadığı söyleniyor. Caner Zico hakkında sezon başından beri kendisine sıcak davranmadığını söylemiş. Ayrıca iyi oynadığı maçlarda bile kenara alındığını söylüyor Caner. Zico'nun çocukla derdi ne acaba Yakında çıkar kokusu.....

BARCA'DAN BÜYÜK YATIRIM


Keirrison de Souza Carneiro'yı Barca kaptı. Çok büyük bir yatırım oldu bu Barca için. Çok hareketli bir futbolcu Keirrison. Ceza sahasında her topla buluşmasında büyük tehlike yaratabilecek bir isim. Büyük bir yetenek. Biraz fizik olarak kendini geliştirebilirse çok büyük bir yıldız olabilir. Bu sezon yedek kalabilir ama oyunun kaderini değiştirebilecek bir oyuncu. İlk onbirde Henry'nin yerini alabilir. Defans oyuncuları için büyük korku saçıyor. Dikkat edilmesi gereken bir oyuncu...

YOLUN AÇIK OLSUN KEİRRİSON

Önümüzdeki günlerde oyuncuyla ilgili daha detaylı bilgiler içeren bir yazı gelecek....

EKSİK ADAM DANİEL GÜİZA


'Takım kazandığı sürece sorun yok' DANİEL GÜİZA
Demek takım kazandığı sürece sorun yoktu. Peki ligi 4. bitirincede mi sorun yok? Gol pozisyonlarını kafana göre harcarsan, gol pozisyonuna girmek için çaba sarfetmessen, taraftarın beklentilerini karşılayamazsan, kampa geç katılırsan sorun vardır. Acaba üzerindeki formanın Fenerbahçe forması olduğundan haberin oldu mu sezon boyunca?
Belkide Daum onun son şansı. Ya Daum'un sözlerini dinleyip kendine çeki düzen verir, sıkı çalışır yada kendisine adios amigos demek zorunda bırakılır. Bakalım Daum bize golcü Güiza'yı gösterebilecek mi?

HAYIRLISI...

GENÇ YETENEKLER

SERCAN YILDIRIM
Büyük yıldız adayı...
-Yorum sizin-

4-3-3 ----> 4-4-1-1(GALATASARAY-ARDA TURAN)


Bu sabah ilk okuduğum haberlerden biriydi Rijkaard'ın 4-3-3'ten 4-4-1-1'e geçeceği haberi. Hafta içinde futbolcuları 4-4-1-1'e göre çalıştırmış. Futbolcuların 4-3-3'e ayak uyduramadığını görmüş. Bence Rijkaard 4-3-3'ten kolay kolay vazgeçmiyecektir. Oyunculara hırsını ve azmini aşılarsa bu sistemde başarılı olabilir. Orta sahada bir İniesta yada Xavi görevini üstlenecek bir futbolcunun olmaması sıkıntısını yaşıyor Galatasaray. Ancak Arda bu kapasiteye sahip bir oyuncu. Rijkaard'ın ona bu özelliği kazandırabileceğini düşünenler arasındayım. Arda'yı sadece bir kanat adamı olmaktan çok serbest adam görüntüsüyle izleyebiliriz bu sezon. 4-4-1-1 sisteminde de tek forvet Milan Baros'un arkasında yer alacak yeni kaptan Arda Turan...

DARİUS VASSEL-ANKARAGÜCÜ-TARAFTAR









Bakalım çabuk uyum sağlayabilecek mi? Taraftarı memnun ederse efsaneleşebilir taraftar onu hiç unutmayabilir.

LİNCOLN VS GALATASARAY


Lincooooooolllnnnn Lincoooooooolllnnnn sesleriyle karşılanmıştı. Ve en sonunda istenmeyen adam oldu ve gönderildi. Seyircinin taptığı isim bir anda yerle bir oldu. Zirveden çabuk indi(ya da hiç zirvede olmadı). Seyircinin gözünü boyadı bir çok maç bir tarafa bakıp diğer tarafa pas atarak seyircinin gözünü boyadı. Geçen sene kampa genç katılması ipleri biraz germişti. Sezonu Galatasaray'ın iyi açmasıyla unutuldu gitti bütün olanlar. Bu kadar çabuk unutulmamalıydı bunlar. İlk bir kaç hafta dışında ligin geri kalanında sürekli sakatlığını bahane etti. Ama Hamburg maçı onun sonu oldu. Takım UEFA' dan elendi ama elenmemesi için izleyenleri tatmin edecek kayda değer bir şey yapmadı. Ve Rijkaard geldi gözünün yaşına bakmadı Lincoln'ün. Zaten kafasında ki oyun sistemine de uymuyordu Lincoln. Galatasaray hiç bir şey kaybetmemiş oldu. Sadece fazlalıklardan kurtuldu...

22 Temmuz 2009 Çarşamba

FENERBAHÇE FORMA




Yorum sizin.....

SORUNLU (MU?) ADAM KAZIM

Colin Kazım Richards belki de Türkiye deki en büyük yıldızlardan biri, patlamaya hazır bir bomba ama bir türlü patlatamıyoruz. Bir gün elimizde patlamaz inşallah. Top kontrolü, top tekniğiyle seyredenlere kendisini hayran bıraktıran büyük bir yeteneğe sahibiz. İstenen devamlılığı daha gösteremedi. Disiplinsiz tavırları, fazla rahatlığı gözümüze çarptı sürekli. Ama bir türlü sahiplenemedik bu çocuğu. Bir türlü kabul görmedi gözümüzde. Gerekli övgüyü fazlasıyla alamadığını düşünenler arasındayım. Çok rahat olduğuna katılıyorum ama yola gelmicek biri olduğuna inanmıyorum. Daum'un gelişiyle birlikte her şey değişebilir. Eğer 3 yıl önceki Daum olsa Kazım'la sorunlar yaşıyabilirdi ama bu sefer ki Daum çok daha farklı. Futbolculara sevecen yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Eğer Kazım'la iyi anlaşabilirse Türk futbolunun çok büyük bir yıldız kazanacağına inanıyorum...

-YOLUN AÇIK OLSUN COLİN KAZIM RİCHARDS.-

HOŞGELDİNİZ İSTANBUL'A


Veeee... İki sambacı İstanbul'da sizce ne yaparlar? Yorumlarınızı beklerim.

-DAUM ve FENERBAHÇE-

Bazıları kadroda bir değişiklik yok aynı tas aynı hamam diyor Fenerbahçe için. Ama unutmayalım ki çok önemli bi değişiklik oldu. Aragones'e elveda denildi. Takımla gerçektende kimyası uyuşmamıştı Avrupa Şampiyonu teknik adamın. Kafasında hala İspanya Milli Takımı vardı. Torres-Villa-Xavi-İniesta... vardı sanki kadroda böyle hareket ediyordu. Hiç bir zaman Fenerbahçe de deplasmanda 1 puanın iyi olmadığını anlamadı.
Peki şimdi Aragones gitti Daum geldi. Türkiye'yi tanıyan, bilen bir teknik adam. Daum'un 3 sene önceki haliyle bu hali arasında çok büyük farklar var. Ben ilk defa Daum'u bu kadar mutlu gördüm. Herkese ılımlı yaklaşıyor aynı zamanda da kurallarını uygulatıyor. Futbolcuların yaptığı açıklamalarda bu yönde.(Gerçi geçen senede böyleydi açıklamalar, her zaman böyle) Daum'un Fenerbahçe'ye çok şey katacağını ümit ediyorum. Çoğu kişi ayrıldığı takıma geri gelen antrenörlerin başarılı olamayacağını söylese de Daum için durum farklı olabilir. Bu arada Roland Koch da unutulmamalı. Koşan bir Fenerbahçe görmeye yakınız.

Başarılar Christoph Daum

KADER KEİTA, FRANK RIJKAARD, 4-3-3 VE GALATASARAY

Kader Keita, Fildişi Sahilleri'nin inanılmaz adamı, kolay adam geçebilen, şut atabilen her iki kanattada oynayabilen yeteneklerinin tartışılmayacağı oyuncu. Frank Rıjkaard efsane Hollandalı, Barcelona ile Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu, La Liga Şampiyonluğu, İspanya Süper Kupası Şampiyonluğu yaşamış bir isim. Total futbolun en büyük destekçilerinden. Galatasaray'a geldiği günden beri 4-3-3 taktiği hep gündemde oldu. Galatasaray'ın bu sisteme ne kadar yatkın olup olmadığı konuşuldu. Peki Galatasaray gerçekten 4-3-3 oynayabilir mi ya da Rıjkaard Galatasaray'a 4-3-3 oynatabilir mi? Hücum hattına baktığımız zaman Kewell-Baros-Keita hattı kağıt üzerinde Türkiye'de en tehlikeli hücum hattını oluşturuyor. Orta sahada Arda gibi bir yıldızınız bu üçlüye topları taşıyacak kapasitede. Peki ya defans bu kadar ağır adamlarla 4-3-3 oynamak mümkün mü? Şu anda bu zor gözüküyor yani kağıt üstünde oynayabilirsiniz.(Play Station da hepimiz oynuyoruz her takımda istediğimiz şekilde) Ama sahaya yansıtmak çok uzun zaman alacaktır. Rıjkaard'a bu sabır gösterilir mi bilinmez ama gösterilmesi gerektiği açıkça ortada. Keita 4-3-3 için biçilmiş kaftan. Peki ya alternatifi. Herhangi bir sakatlıkta Galatasaray taktik değişimine gitmek zorunda kalabilir. Tek forvete bile dönebilirler. 4-3-3 Galatasaray'ın başına büyük sorunlar açabilir ama Galatasaray'ı başarıya ulaştırada bilir. Geçen sezon ki performanslarıyla beğeni toplayan Kewell ve Baros'un bu sene ne yapıcakları da büyük merak konusu.

Ne diyelim HAYIRLISI...

GÜLE GÜLE VEDAT OKYAR

Aramızdan bir futbol duayeni daha ayrıldı. Vedat Okyar'a Allahtan rahmet ailesine ve tüm sevenlerine baş salığı dilerim.

SERVET ÇETİN-GÖKHAN ZAN

Galatasaray'ın bu yaz bence kaliteli bir oyuncuyla takviye yapması gereken bölge defansın göbeğineydi. Servet'in yanına Servet'in açıklarını kapatabilecek bir adam lazımdı. Açıkçası yabancı transferi bekliyordum o bölgeye. Gelen isimse Gökhan Zan oldu. Böylelikle milli takımın defansı Galatasaray'dan oluşmuş oldu. Baktığımız zaman iki oyuncuda Milli Takımımızın defanstaki değişilmez ismi. Yani yan yana oynamışlıkları var. Yani Gökhan Zan'ın uyum sürecini çoktan atlattığını düşünüyorum. İkiside defanta savaşçı oyuncular ama gel gelelim ikiside yavaş. Birbirinin açıklarını kapatmak için birinin hata yapmaması gerek. Bu da kafalarda soru işareti yaratıyor. İkiside çoık güçlü oyuncular bu açıklarını güçleriyle kapatmaya çalışacaklardır. Hakan Balta ve Sabri'nin top bu ikilideyken onlara yakın oynamaları gerekir. Onları asla bir başına bıraklmamaları gerekiyor. Galatasaray'ın defansta bir bütün halinde oynaması gerekir.

Ne diyelim Gökhan Zan'a BAŞARILAR.

FENERBAHÇE'NİN YENİ SAMBACILARI




Fener iki brezilyalı aldı açıkçası Cristian'ı tanımıyordum ama Andre Dos Santos hakkında fikir sahibiydim. İkisi de bence Fenerbahçe'nin iki sıkıntılı bölgesinin belini doğrulturlar.(Cristian'ı sonradan izledim.) Futbolcuların bana göre tek eksikleri daha önce Brezilya dışına çıkmamış olmaları kafalarda soru işaretlerine yol açıyor. Ancak günümüz futbolunda ben buna pek inanmıyorum. Futbol her yerde futbol ve adamlar Brezilyalı. Futbol dendimi dünyanın neresine gidersen git herkesin aklına gelen ülke Brezilya'dır. Oyunculara baktığımız zaman...
ANDRE DOS SANTOS
Yaş:26
Boy:1.80
Kilo:74
Mevkii:Sol Bek-Sol açık
Oynadığı Kulüpler: Figueirense-Flamengo-Atletico Mineiro-Corinthians

Oyuncu fiziği ve sol ayağını kullanışıyla dikkat çekiyor. Gerçekten tarifsiz bir sol ayağı var ve kullanmasını çok iyi biliyor. Hem sol bek hem de sol açık oynayabilmesi onun bir başka özelliği. Fenerbahçe de sol açık oynayacağı mağlum. Peşinde bir çok dev varken Fenerbahçe'yi seçtiği söyleniyor. Bu haber Fenerbahçe'nin resmi internet sitesindede yayınlanmış durumda. Aslında onun için hayırlıda oldu sakatlık yaşamadığı taktirde banko ilk onbirde olacak onun için büyük avantaj. Fenerbahçe'nin sol kanat problemini çözebilecek kapasite de bi oyuncu. Dunga'nın boşu boşuna konfedarasyon kupasında kadroya alıp ilk onbirde oynattığını zanneden yoktur heralde. Boru değil Brezilya Milli Takımı'nın konfedarasyon kupasındaki sol beki. Bakalım bu başarısını ilerki yıllarda da sürdürebilecek mi?
CRİSTİAN OLİVEİRA BARONİ
Yaş:26
Boy:1.83
Kilo:75
Mevkii:Defansif orta saha
Oynadığı kulüpler:Atletico Paranense-Flamengo(Kiralık)-
Corinthians

Bu adama yorumlarım sadece hakkında izlediğim videolara göre olacak. Defansa daha yatkın olan bir oyuncuya göre tekniği yüksek. Okuduklarıma göre mücadeleci bir yapısı var. Cristian uzaktan attığı şutlarla dikkat çekiyor. Sadece orta sahada değil ceza sahası önünde de görebiliyoruz onu. İyi bir frikikçi. Daum'un duran top organizasyonlarını sevdiğini biliyoruz. Bu organizasyonlara yatkın biri görüntüsü çiziyor. Brezilya Milli Takımına aday deniliyor. Hele bi adam gelsin iki topa vursunda görelim bakalım Brezilya Milli Takımını hak ediyor mu?

Ne diyelim ikisinede BAŞARILAR.








YENİ SOLUK

Bu alemde yeniyim. Özenmedim diyemicam diğer blogu olan arkadaşlara. Fikirlerini söylemeleri yorumları gerçekten etkiledi beni. Sonunda çekinerekte olsa giriş yaptım bu aleme. Blogdan söz etmek gerekirse genelde futbol hakkında olacak ama her telden de çalmayı bekliyorum. Daha yeniyim burda hatalarım da olur elbet. Neyse çok uzatmayalım işte bitti ilk yazım...